Okul Öncesi
İlkokul
Ortaokul
 Okul Öncesi     Eğitim-Öğretim   PDR   Yemek   Kayıt   Veli Gör. Saat.   Ücretler

  Eğitimin Önemi
  Eğitim Yaklaşımları
  Eğitim Modelimiz
  Eğitim-Öğretim Programları
  Zenginleştirilmiş Program
  İlkokul Oryantasyon Programı

 Çocuk Gelişiminde Okul Öncesi Eğitim Neden Önemlidir?

Gelişim, birbiriyle etkileşim içerisinde olan farklı alanlarda (bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor) ilerleyen bir süreçtir. Yaşamın temeli olan okul öncesi dönem, öğrenme potansiyelinin en yüksek olduğu ve kişiliğin temelinin oluştuğu önemli bir gelişimsel süreçtir.
Bu dönemdeki kazanılmış tutum ve davranışlar daha sonraki öğrenme ve gelişimleri doğrudan etkilemektedir ve kazanılan beceriler yenileri için bir temel oluşturmaktadır. Bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişim alanlarında ilerleyebilmek için çocuğun doğru eğitim ve öğrenme ortamlarında bulunması, becerilerini ve yeteneklerini geliştirebilecek deneyim fırsatlarına sahip olması gerekiyor. Yapılan araştırmalar insan hayatı boyunca kazanacağı niteliklerin % 60’ını bu dönemde kazandığını göstermektedir. 17 yaşına kadar olan zihinsel gelişmenin % 50’sinin 4 yaşına, %30’unun ise 4 yaşından 8 yaşına kadar oluştuğu, 18 yaşına kadar gösterilen okul başarılarının % 33’ünün 0-6 yaşına kadar alınan eğitime bağlı olduğu araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Yani çocukluk yıllarında kazanılan davranışların büyük bir kısmı yetişkinlikte bireyin kişilik yapısını; tavır, alışkanlık, inanç ve değer yargılarını biçimlendirmektedir.

Ayrıca beyin gelişiminde, öğrenmeye katkısı olan sinir hücreleri arasındaki bağlantıların oluşumu ve bu oluşum içinde okul öncesi dönemde karşılaşılan uyaran ortamı çok önemlidir. Çocuklar bu dönemde ne kadar çok ve kaliteli uyaranla karşılaşılırsa, farklı kişi ve nesnelerle etkileşimde bulunursa beyindeki ilgili hücreler arasında o kadar çok ve kaliteli bağlantılar oluşmaktadır. Böylece çocuğun farklı alanlarda potansiyelini ortaya çıkarabilmesi de mümkün olmaktadır. Bu dönemde yapılan eğitim, yaşam boyu sürecek olan öğrenmenin temelini oluşturacağı için çocuğun bu dönemde karşılaşacağı tüm olanaklar, en az kalıtımsal özellikleri kadar önemli olacaktır.

Bu nedenle anaokulu/ana sınıfı eğitim programları çocuğun zihinsel, sosyal, bilişsel ve duygusal gelişimini destekleyebilmelidir. Oyun, çocuklar için önemli bir ihtiyaçtır ve çocuklar bu ortamı en çok okul öncesi dönemde bulur, akran gruplarıyla işbirliğini geliştirir. Yine bu dönem çocukların kendi haklarını korurken başkalarının özgürlüğünü zedelememeyi en iyi öğrendiği dönemdir. Anaokulları bilgi aktarımından çok, sözel faaliyetlerin geliştirildiği ve çocuğun yeteneğinin ortaya çıkarıldığı ortamlar olmalıdır.

Froebel’in deyişiyle; “Anaokulunun amacı, öğrenmeye ilgi uyandırmaktır.” Anaokulları çalışan anneler için 3 yaş sonrası, çalışmayan anneler için ise 4 yaş sonrası düşünülmelidir. Bu süreçte aile iletişimi ve okul-aile etkileşimi oldukça gereklidir. Anaokulu çocuğun gelişim sürecinde aileye destek olmak için vardır. Böylece farklı aile yapılarından gelen çocuklar, ortak eğitim hedefleri doğrultusunda; sosyal, bilişsel ve duygusal olarak desteklenir. Çocuklar, bu gelişim devresinin özellikleri gereği etkin öğrenme şekline ihtiyaç duyar. 

 Etkin Öğrenme Nedir?
 
Okul öncesi dönemde, beş duyu ve kas sistemi öğrenmede önemli rol oynar. Duyuları ve kas sistemini çalıştıran etkin deneyimler yoluyla öğrenilen bilgiler kalıcı olur. Doğrudan deneyimle yani yaparak yaşayarak elde edilen bilgiler, çocukta etkili zihinsel yapılanmaları oluşturur. Yaparak yaşayarak öğrenme yapılanlar üzerinde düşünme, içsel motivasyonla keşfedip üretme ve problem çözme etkin öğrenmenin önemli parçalardır. “Etkin Öğrenme” felsefesi gereği, farklı öğrenme alanlarını ve yaşantılarını seviyelerine uygun gezilerle desteklemeyi gerektirir.